Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Domaniç Hayme Ana Meslek Yüksekokulu’nda Avrupa Birliği (AB) ve demokrasi bilincinin geliştirilmesine yönelik öğrenci semineri düzenlendi. Öğr. Gör. Dr. Salih Aytemur’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen seminerde, öğrenciler Seyfettin Tuğrul Serkeş, Özge Dedeoğlu ve Muhbet Aydoğdu Avrupa Birliği’nin yapısı, Türkiye’nin üyelik süreci ve demokrasinin önemi üzerine sunumlar gerçekleştirdi.
Domaniç Hayme Ana MYO Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğin açılış konuşmasını yapan Dr. Salih Aytemur, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinin 1959 yılında başladığını hatırlatarak, geçen süreçte yaşanan bazı antidemokratik müdahaleler ve siyasi gelişmeler nedeniyle üyelik sürecinin istenilen hızda ilerleyemediğini ifade etti. Avrupa Birliği’nin yalnızca ekonomik bir birlik olmadığını, aynı zamanda demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerler üzerine inşa edilmiş bir yapı olduğunu belirten Aytemur, Türkiye’nin geleceği açısından AB ile bütünleşme sürecinin stratejik önem taşıdığını vurguladı.
Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefinin demokratikleşme sürecine önemli katkılar sağlayacağını dile getiren Aytemur, özellikle Kopenhag Kriterleri kapsamında yürütülecek reformların ülkenin demokratik standartlarını yükselteceğini söyledi. Türkiye’nin AB üyeliğinin bağımsızlığını, bayrağını ya da kültürel ve dini değerlerini ortadan kaldırmayacağını ifade eden Aytemur, birlik üyesi ülkelerin kendi ulusal kimliklerini ve egemenliklerini koruyarak AB çatısı altında yer aldıklarını belirtti.
Avrupa Birliği fonlarının Türkiye’de eğitimden çevreye, kırsal kalkınmadan girişimciliğe kadar birçok alanda projelerin hayata geçirilmesine katkı sunduğunu kaydeden Aytemur, tam üyelikle birlikte Türk vatandaşlarının Avrupa pazarına daha kolay erişebileceğini, serbest dolaşım imkanlarından yararlanabileceğini ve ekonomik iş birliklerinin daha da güçlenebileceğini söyledi. Seminerin temel amacının üniversite öğrencileri arasında Avrupa Birliği ve demokrasi konusunda farkındalık oluşturmak olduğunu belirten Aytemur, gençlerin bu konularda bilinçli bireyler olarak yetişmesinin önemine dikkat çekti.
Seminerde ilk sunumu gerçekleştiren Seyfettin Tuğrul Serkeş, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecine ilişkin kapsamlı bilgiler verdi. AB’ye tam üyelik halinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının aynı zamanda Avrupa Birliği vatandaşı statüsü kazanacağını ifade eden Serkeş, bunun eğitim, çalışma ve seyahat alanlarında önemli avantajlar sağlayacağını dile getirdi. Türkiye’nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü müzakereler ve üyelik sürecinde yaşanan gelişmeler hakkında bilgi veren Serkeş, AB’nin Türkiye açısından ekonomik, sosyal ve siyasi önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yüksek rekabet gücüne sahip bir piyasa ekonomisi
Özge Dedeoğlu ise sunumunda Avrupa Birliği’nin kuruluş amacı, temel değerleri ve kurumsal yapısını anlattı. Avrupa Birliği’nin Avrupa kıtasında barışı korumak, ortak değerleri güçlendirmek ve vatandaşlarının refahını artırmak amacıyla faaliyet gösterdiğini belirten Dedeoğlu, birlik içerisinde özgürlük, güvenlik ve adalet alanlarında ortak politikalar geliştirildiğini söyledi. Avrupa Birliği’nin sürdürülebilir kalkınmayı hedeflediğini ifade eden Dedeoğlu, dengeli ekonomik büyüme, fiyat istikrarı, tam istihdam, sosyal ilerleme ve yüksek rekabet gücüne sahip bir piyasa ekonomisinin AB’nin temel hedefleri arasında yer aldığını kaydetti.
Dedeoğlu ayrıca, insan onuru, demokrasi, eşitlik, hukukun üstünlüğü ve insan haklarının Avrupa Birliği’nin temel değerleri olduğunu vurgulayarak, Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu ve Avrupa Birliği Konseyi gibi kurumların görevleri hakkında katılımcılara bilgi verdi.
Seminerin son bölümünde söz alan Muhbet Aydoğdu ise Avrupa Birliği üyeliğinin Türkiye ekonomisine muhtemel etkilerini değerlendirdi. Serbest dolaşım hakkı, iş kurma ve hizmet sunma özgürlüğü ile sermayenin serbest dolaşımı gibi uygulamaların ekonomik büyümeyi destekleyebileceğini ifade eden Aydoğdu, üyeliğin yatırım ortamını güçlendirebileceğini ve uluslararası ticaret imkanlarını artırabileceğini belirtti.
Aydoğdu, Avrupa Birliği’ne katılım sürecinde demokrasi, temel hak ve özgürlükler, adalet sistemi ve işleyen piyasa ekonomisi gibi kriterlerin büyük önem taşıdığını vurgulayarak, bu alanlarda gerçekleştirilecek gelişmelerin hem üyelik sürecine hem de ülkenin genel kalkınmasına katkı sağlayacağını söyledi.
Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği seminerde Avrupa Birliği’nin Türkiye açısından sunduğu fırsatlar, üyelik sürecinin gereklilikleri ve demokrasinin toplumsal gelişimdeki rolü kapsamlı şekilde ele alındı. Program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

