Mübadele’nin sessiz tanığı
130 Yıllık Hamam Harabeye Teslim
Lala Hüseyin Paşa Mahallesi’nde bulunan ve 1893 yılında Kütahya’da yaşayan Rumlar tarafından inşa edilen tarihi hamam, yıllara meydan okuyan mimarisine rağmen günümüzde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. Bir dönem kentin sosyal yaşamının önemli merkezlerinden biri olan yapı, bakımsızlık ve tahribat nedeniyle adeta harabeye dönüşmüş durumda.
Araştırmacı–tarihçi Özlem Camköz, yapının Kütahya’nın yakın dönem sosyal ve kültürel çeşitliliğini yansıtan önemli eserlerden biri olduğunu belirtiyor. Camköz’e göre, 1922 öncesinde Türk, Rum ve Ermeni toplumlarının birlikte yaşadığı şehirde, Rumların en yoğun bulunduğu bölgelerden biri Yeni Mahalle idi.
Hamam da bu dönemin izlerini taşıyan en önemli yapılardan biri olarak 19. yüzyılın sonlarında inşa edildi. Mübadele süreciyle birlikte Rumların kentten ayrılması sonrası yapı el değiştirdi ve Türk vatandaşlar tarafından kullanılmaya başlandı.
Mübadele sonrası yeni dönem
Camköz, hamamın mübadele yıllarının ardından önce devlet mülkiyetine geçtiğini, daha sonra 1928 yılında özel bir kişi tarafından işletilmeye başlandığını aktarıyor. Yapı, 1970’li yıllara kadar aktif şekilde hamam olarak hizmet verdi.
Bu dönemde yalnızca sivil kullanımda değil, askerî ihtiyaçlara da hizmet eden yapının bir bölümünün Jandarma Alay Komutanlığı’na yakınlığı nedeniyle askerî hamam olarak ayrıldığı ifade ediliyor.
Tarihi hamam, mimari açıdan oldukça kompleks bir yapıya sahip. Camköz’ün aktardığı bilgilere göre yapı toplam 25 bölümden oluşuyor.
Hamamın girişinde iki katlı soyunmalık bölümü bulunuyor. Alt katta 11 soyunmalık ve bir dükkân yer alırken, üst katta 7 soyunmalık ve 2 oda bulunuyor. Ilıklık bölümüne geçiş sağlayan özel bağlantılar ve sıcaklık alanına açılan kemerli geçişler yapının işlevsel mimarisini ortaya koyuyor.
Sıcaklık bölümünde ortada “göbek taşı” yer alırken, dört köşede kişiye özel yıkanma hücreleri bulunuyor. Kubbe üzerinde toplam 43 ışıklık yer alması, yapının en dikkat çekici mimari unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Hamamın odunla ısıtıldığı ve dış cephesinde ayrı bir depo alanının bulunduğu da biliniyor.
1970’li yıllardan sonra işlevini yitiren hamam, zaman içinde kaderine terk edildi. Günümüzde yapı; çöp birikimi, bilinçsiz müdahaleler, özgün mimari detayların kaybı ve yıkılan bölümlerin artması nedeniyle ciddi şekilde zarar görmüş durumda.
Özlem Camköz, yapının özellikle soyunmalık bölümünün çatısının tamamen çöktüğünü, birçok bölümde ise geri dönüşü olmayan tahribatlar oluştuğunu belirtiyor. Yapının ayakta kalan ana mimarisinin ise hâlâ önemli bir tarihî değer taşıdığı ifade ediliyor.
Kültürel miras uyarısı
Uzmanlara göre bu yapı, Kütahya’nın çok kültürlü geçmişinin günümüze ulaşan nadir tanıklarından biri. Ancak gerekli koruma ve restorasyon çalışmaları yapılmadığı takdirde hamamın tamamen yok olma riski bulunuyor.
Tarihi hamam, bugün sessizliğe gömülmüş durumda. Bir zamanlar şifa dağıtan sıcak suyun yerini artık sessizlik ve çöküş almış durumda.

